İçeriğe geç

Gözü kör eden şeyler nelerdir ?

Sevgili Babucci takipçileri, bugünkü yazımızda “Gözü kör eden şeyler nelerdir” konusuna odaklanıyoruz.

Gözü Kör Eden Şeyler Nelerdir? Bir Kayseri Akşamında Öğrendiğim Sessiz Gerçekler

Günlüğümde Kalan Bir Akşamın Hikâyesi

Kayseri’de yaşadığım küçük ama anlamı büyük bir akşamı hâlâ unutamıyorum. O gün, her zamanki gibi odamın köşesinde duran eski defterimi açmıştım. Yıllardır günlük tutuyorum. Bazen birkaç cümle yazıyorum, bazen de içimde biriken her şeyi sayfalara döküyorum. Çünkü bazı duygular insanın içinde kaldığında ağırlaşıyor.

25 yaşındayım ve hayatın her zaman düşündüğüm gibi ilerlemediğini artık daha iyi anlıyorum. Çocukken bazı şeylerin çok basit olduğunu sanıyordum. İyi insan olursan herkes seni anlar, çok çalışırsan mutlaka karşılığını alırsın, sevdiğin insanlar seni hiç üzmez sanıyordum. Fakat büyüdükçe bazı gerçeklerle karşılaştım.

O akşam günlüğüme şu cümleyi yazmıştım:

“Bazen insanın gözünü kör eden şey karanlık değil, görmek istemediği gerçekler oluyor.”

Bu cümleyi yazarken ne kadar haklı olduğumu bilmiyordum. Ama o geceden sonra gözü kör eden şeyler nelerdir sorusuna sadece fiziksel bir cevap vermenin yeterli olmadığını anladım.

Bir Aynanın Karşısında Başlayan Farkındalık

O gün işten çıktıktan sonra eve dönerken Kayseri’nin serin havası yüzüme vuruyordu. Sokak lambaları yanmış, insanlar günlük telaşlarıyla evlerine yetişmeye çalışıyordu. Herkesin kendi içinde taşıdığı bir hikâyesi olduğunu düşündüm.

Eve geldiğimde aynanın karşısına geçtim. Yorgun görünüyordum. Fakat beni asıl yoran şey bedenimdeki yorgunluk değildi. İçimde uzun zamandır taşıdığım bazı kırgınlıklardı.

Bir süre aynaya baktım ve kendime şu soruyu sordum:

“Ben gerçekten gördüğüm şeyleri kabul ediyor muyum?”

Çünkü bazen insan gözleri açıkken bile bazı şeyleri göremez. Kendi hatalarını görmek istemez, yanlış insanlara verdiği değeri fark etmek istemez, değişmesi gereken noktaları kabul etmekten kaçınır.

O an anladım ki gözü kör eden şeylerden biri de insanın kendi gururu olabilir.

Gururun Görmezden Geldirdiği Gerçekler

Hayatımda bir dönem vardı. Çok değer verdiğim bir arkadaşım vardı. Onunla yıllarca aynı yolda yürüdüğümü düşündüm. Başım sıkıştığında yanımda olacağını, sevincimi benim kadar paylaşacağını sandım.

Fakat zaman geçtikçe bazı davranışları değişmeye başladı. Önceleri küçük şeyler gibi gördüğüm hareketler zamanla daha büyük anlamlar kazandı. Aradığımda meşgul olduğunu söyleyen, ihtiyacım olduğunda uzak duran, başarılarımı küçümseyen bir insan hâline geldi.

Bunu fark ettiğimde içimde büyük bir hayal kırıklığı oluştu.

Kendime kızdım.

“Nasıl göremedim?” diye düşündüm.

Aslında görmüştüm. Sadece kabul etmek istememiştim.

İşte bazen gözü kör eden şey sevgidir. Bir insanı olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz gibi görmemize neden olabilir. Karşımızdaki kişinin gerçek davranışlarını değil, zihnimizde oluşturduğumuz güzel görüntüyü izleriz.

Gözü Kör Eden Şeyler Nelerdir? Sadece Fiziksel Bir Kayıp Değildir

İnsanların çoğu “gözü kör eden şeyler” denildiğinde sadece parlak ışık, kimyasal maddeler veya fiziksel zarar veren durumları düşünür. Elbette göz sağlığı açısından tehlikeli birçok durum vardır. Çok güçlü ışıklara doğrudan bakmak, bazı zararlı maddelerle temas etmek veya ciddi göz yaralanmaları görme kaybına yol açabilir.

Fakat benim öğrendiğim başka bir gerçek daha vardı.

İnsanın hayatında bazı duygular da gözlerini perdeleyebilir.

Korku…

Aşırı bağlılık…

Öfke…

Kibir…

Geçmişe takılı kalmak…

Bunların hepsi insanın gerçekleri görmesini zorlaştırabilir.

Bir günlüğümde şöyle yazmıştım:

“Bazen gözlerimiz değil, kalbimiz yanlış bakıyor.”

Bu cümle bana çok şey anlattı. Çünkü insan bazen karşısındaki kişinin davranışlarını değil, kendi umutlarını görür.

Korkunun İnsanları Kör Bıraktığı Anlar

Bir süre önce hayatımla ilgili önemli bir karar vermem gerekiyordu. Güvenli olan yerde kalmak mı, yoksa yeni bir başlangıç yapmak mı?

Korkuyordum.

Bunu açıkça söyleyebilirim. Geleceğin belirsiz olması beni endişelendiriyordu. Yanlış karar vermekten, başarısız olmaktan, insanların beni eleştirmesinden korkuyordum.

Ama sonra fark ettim ki korku da insanın gözünü kör edebiliyor.

Çünkü korktuğumuz zaman fırsatları göremiyoruz. Önümüzde duran kapıları fark etmiyoruz. Sürekli kötü ihtimallere odaklanıyoruz.

O gün kendime küçük bir söz verdim:

“Her şeyi bilmek zorunda değilim. Bazen sadece ilk adımı atmam gerekiyor.”

Bu düşünce bana umut verdi.

Bir Kayseri Sabahında Değişen Bakış Açım

Birkaç hafta sonra sabah erken saatlerde dışarı çıktım. Kayseri’nin sakin sokaklarında yürüyordum. Hava soğuktu ama içimde garip bir huzur vardı.

Bir bankta oturup çevremi izledim. İnsanların telaşını, çocukların okul heyecanını, yaşlı insanların sakin yürüyüşlerini gördüm.

O an fark ettim ki hayat aslında sürekli bize bir şeyler anlatıyor.

Biz bazen o anlatılanları duymuyoruz.

Çünkü zihnimiz geçmişte kalıyor.

Çünkü kalbimiz kırgınlıklarla doluyor.

Çünkü bazen sadece istediğimiz cevabı görmek istiyoruz.

Gözü kör eden şeylerden biri de geçmişte yaşanan acılardır. İnsan geçmişte yaşadığı bir olay yüzünden gelecekte karşısına çıkan güzellikleri fark edemeyebilir.

Ben de bunu yaşadım.

Bazı insanlara duyduğum kırgınlık yüzünden yeni insanlara karşı mesafeli oldum. Bazı başarısızlıklar yüzünden yeni denemeler yapmaktan çekindim. Ama zamanla anladım ki geçmiş, geleceğin önüne geçmemeli.

Sevginin ve Bağlılığın Gizlediği Gerçekler

Sevgi çok güzel bir duygu. İnsan hayatına anlam katar. Fakat kontrolsüz olduğunda insanın gözlerini kapatabilir.

Birini çok sevdiğimizde onun yanlışlarını görmezden gelebiliriz. Bize zarar veren davranışları bile savunabiliriz.

Ben bunu öğrendiğimde içim acımıştı.

Çünkü bazı insanları kaybetmekten korktuğumuz için kendimizi kaybetmeye başlayabiliyoruz.

Bir gece günlüğümde uzun uzun yazdım. Sayfalar dolusu cümle kurdum. Sonunda şunu fark ettim:

“Beni gerçekten seven insanlar, benim kendim olmama izin veren insanlardır.”

Bu farkındalık benim için büyük bir dönüm noktası oldu.

Görmek İçin Bazen Yeniden Başlamak Gerekir

Hayatta herkesin gözünü kapatan farklı şeyler vardır. Kiminin gözünü para kapatır, kimininkini başarı hırsı, kimininkini geçmiş acıları…

Bazı insanlar sadece kazanmayı düşünür ve çevresindeki insanları fark etmez. Bazıları sürekli geçmişte yaşar ve önündeki güzel günleri kaçırır. Bazıları ise başkalarının düşüncelerine o kadar önem verir ki kendi hayallerini unutabilir.

Benim için en büyük ders şu oldu:

İnsan önce kendine karşı dürüst olmalı.

Çünkü kendimize yalan söylediğimiz zaman dünyayı da yanlış görmeye başlarız.

Bir insanın gerçekleri görebilmesi için bazen yalnız kalması gerekir. Kendi düşüncelerini dinlemesi gerekir. Kalbinin sesini gerçekten duyması gerekir.

Günlüğümde Kalan Son Cümle

O eski defter hâlâ duruyor. Arada açıp yazdığım eski sayfalara bakıyorum. Bazı cümleler bana geçmişte ne kadar kırıldığımı hatırlatıyor. Bazıları ise ne kadar büyüdüğümü gösteriyor.

O gün yazdığım son cümleyi hiç değiştirmedim:

“Gözü kör eden şey bazen ışık değil, görmekten korktuğumuz gerçektir.”

Artık hayatı daha farklı görmeye çalışıyorum. İnsanları daha dikkatli tanıyorum. Kendi duygularımı daha fazla dinliyorum.

Çünkü anladım ki gerçek görmek sadece gözlerle ilgili değildir.

Bazen insanın kalbini temizlemesi, geçmişini kabullenmesi ve kendine dürüst olması gerekir.

Ancak o zaman hayatın bize gösterdiği güzellikleri gerçekten fark edebiliriz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.toprakhome.com https://takidizayn.com.tr https://farkihisset.com.tr Sitemap
betci